Menu

Bir Çocuğun Sesini Kim Duyar?

  Siz isterseniz, sizi bütün Dünya duyar! Genç kardeşlerime örnek olması için, önceki dönemlerde gerçekleştirdiğimiz bir başka amatör telsizcilik faaliyetimi paylaşmak istiyorum. O zamanlar daha 15 yaşındaydım ve Giresun’da ikamet ederken bir amatör telsiz etkinliğine katılmıştım. Bu etkinlik, TCSWAT ve GİTRAD tarafından Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ile işbirliği içinde, 29-30 Nisan 2011 tarihleri arasında TC7ZLH özel çağrı işareti ile Giresun/Espiye -Çamburnu (Zefre) Deniz Feneri’nde (EBLOTA Award Station, TUR-068) düzenlenen bir faaliyetti. O dönemde içinde bulunduğum sınav koşuşturmasından bir gün için de olsa uzaklaşmanın iyi geleceğini düşünmüştüm.

Tüm Dünyada deniz fenerlerinde yapılan bu tür etkinliklerin amacı sadece oradan amatör telsiz çalışması çalışma yapmak değil aslında. Amaç, hem o ülkenin tanıtımına aracılık etmek, hem de bir iyi niyet gösterisi altında amatör çalışmaları teşvik ederek aynı zamanda buralara dikkat çekip restorasyon çalışmalarına da katkıda bulunmaktır. Ülkemizde de bu çalışmalara aynı amaçla ILLW‘nin bir parçası olarak başlanmış.

Etkinlikten bir gün öncesinde GİTRAD’a gittik ve buradaki radyo amatörleri ile tanıştık. Burada hem radyo amatörleriyle sohbet ettik hem de önümüzdeki sınava hazırlanan arkadaşım A.Buğra ÇÖMEZ ile de görüştük. Bir süre sonra orada bulunan Yaesu FT-One telsiz ile Bekir Bey (TA2RX) ve Ali Bey (TA7EB) nezaretinde pratik yaptık.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Ertesi sabah kalktığımda havanın kapalı olması epey canımı sıktı. Ancak yine de çalışmanın yapılacağı Espiye ilçesine doğru yola koyulduk.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Fenere, arabayı park ettiğimiz yerden 500-600 metre daha yürüyerek gidilmesi gerekiyordu. Malzemelerimizi alarak yürümeye başladık. Patika yolumuz harika papatyalar ile kaplıydı.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Daha önce hiç oralara gitmediyseniz size biraz anlatayım. Karadeniz’de en fazla göreceğiniz iki renk var. Biri yeşil, biri de mavidir. Deniz ve gökyüzü mavi, bitki örtüsü ise yaz-kış yemyeşil.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Gerçi ben denize, daha doğrusu rengine alışamadım. Marmara taraflarından olduğumuz için alışkın olduğumuz masmavi suların yerini buralarda adı gibi karamsı bir deniz almış. Özellikle koylarda su çok berrak ancak yine de fırtınalı havalarda hırçınlığı ve derinliği gerçekten insanı korkutuyor.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Zamanla alışırız sanırım. Kışın çoğunlukla sis görülüyor, yağmur deseniz zaten neredeyse her gün ya yağıyor ya da çiseliyor. Öyle ki güneşe hasret kalmıştık diyebilirim. Güzel güzel bu canlı yeşil koridordan ilerlemeye devam ettik. Yağmurdan sonra gelen toprak kokusu ise ayrı bir güzeldi.

 

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Biraz sonra fenere vardık. Burasını ilk gördüğümde açıkçası çok şaşırdım. Daha önce resimlerini görmediğim için birçok kez gittiğim beton binalara sahip deniz fenerleri gibi sandım. Meğerse buradaki fener, içine bir kişinin sığabileceği kadar küçük bir odası olan şirin ve küçük bir kıyı feneriymiş.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Çalışma yerine geldiğimizde antenler ve çadırlar çoktan kurulmuştu. Etraftaki malzeme ve yükleri görünce taşımak için epey gelip gittiklerini anlamak hiç zor olmadı. Merhabalaşmanın ardından sıcacık birer çay ile kendimize geldik.

Bu etkinliğin bence güzel yanlarından biri de değişik derneklere mensup birçok amatör oluşumun bir arada olmasıydı. TCSWAT‘tan Bekir Kemal ATAMAN (TA2RX), Ali DEMİRALP (TA7EB), İsmail AYDIN (TA7EA), Ömer YENİGÜN (TA7BB), GİTRAD‘tan Ali DEMİRALP (TA7EB), İsmail AYDIN (TA7EA), Bekir Kemal ATAMAN (TA2RX), Dursun PİRİ (TB7MCX), TRAC‘tan Ömer YENİGÜN (TA7BB), Ali KAZAN (TA7EM), Hidayet AKYÜZ (TA7EH), TAMSAT adına Ruha USLU (TA2IRU/TB2NMR) ve ben Serenay USLU (TA2ISU/TB9YDC).

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Bir süre sohbetten sonra Ali Bey (TA7EB) ve Bekir bey (TA2RX) “hadi bakalım genç amatör hazırlıklarına başla” dedi. Ömer Bey de (TA7BB) hemen ardından bana kendi çadırını göstererek orada kendi donanımını kullanarak çalışabileceğimi söylediğinde açıkçası önce heyecanlandım. Daha önce yüksek frekans (HF) haberleşme denemem olmuştu ancak bu tür yoğunluk gerektiren bir etkinlik içerisinde bulunmamıştım.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Diğer amatörler el birliği ile tam benlik çadırı kısa sürede bir istasyona çevirdiler. Isınma turu için önce 40 metre bandında Türk amatör telsizcileri ile görüşmem kararlaştırıldı.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Daha sonra antenler ve diğer amatör telsiz istasyonları birbirine yakın olduğu için birbirini etkilememesi (enterferans) için cihazımın çıkışına bir tane 40 metre bandpass filtre takıldı. Bu filtre sadece benim çalışma bandımda alma ve göndermeye göre ayarlanmıştı. Diğer bandlar için mevcut filtreleri aşağıdaki resimde görebilirsiniz.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Filtre deyip geçmemek gerek. Bu şirin her yanı kapalı parlak metal kutuların amacı kadar maliyeti de önemli. Yukarıda değişik bandlarda 5 adet filtre görüyorsunuz. Bu da kabaca (5 filtre) x (ortalama 100 Dolar birim maliyet) ile = 500 Dolarcık demek. Buna toplamda 5-6 bin TL’lik telsiz ve 4-5 bin TL.lik de anten donanımını, gönderilecek 2.000 QSL kart maliyetini de eklerseniz çalışmaya verilen önem aklınızda biraz daha iyi canlanabilir. Ancak bu rakamlar gözünüzü korkutmasın. Bir amatör telsizci pekala daha düşük maliyetlerde kendi HF telsizini de kendisi yapabiliyor.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Bana tahsis edilen bir güç kaynağı, bir Yaesu FT-857 ve harici hoparlör donanımı bir takım çantasından oluşturulan küçük bir masa üzerine yerleştirildi. FT-857 küçük boyutlarına rağmen kullanımı kolay ve çok tatlı bir cihaz. Bütün gün 100 Watt ile çalışmama rağmen hiç sorun çıkarmadı ve ısınma problemi yaşamadım. Çalışmanın log kayıtlarını düzenli olarak tutmak adına MiniBook’umu da donanımın hemen yanına yerleştirdim. Anten ve elektrik kabloları emniyet açısından son kez kontrol edildi, sonra güç kaynağı ile telsizimi açtım.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Frekansı LSB bandında 7092 MHz. ye getirdim ve sesi biraz yükselttim. Tanıdık hışırtı başladı bile. HF bandları ne yazık ki diğer bandlara benzemiyor. Bandlarda sürekli var olan bir gürültüye (daha doğrusu hışırtıya) katlanmanız gerek, ama alışıyorsunuz. Hava hala kapalıydı, bandın uygun olmayabileceği ancak yine de denemeye başlamam bildirildi.

İlk çağrıyı 50 Watt güç ile ve Türkçe olarak başlattım. (CQ genel çağrı kısaltması, TC7ZLH  ise o günkü etkinliğin çağrı kodudur)

CQ, CQ, CQ … Burası TC7ZLH Zefre Deniz Feneri.”

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Cevap yok. Gücü kademeli olarak 100 Watt’a yükselttik, ardından bir daha denedim. İlk cevap veren Samsun’dan daha önce tanıdığım Ali ZÜMRÜT bey (TA6P) oldu. Kendisi ile selamlaştık ve birbirimize sinyal/duyulabilirlik (RS) durum raporunu aktardık. Hava şartları ve propagasyonun çok kötü olduğunu ve beni net olarak duyamadığını ifade etti. Ardından Kayseri’den bir operatör ile görüştük o da duyulabilirliğimi yine düşük raporladı.

Bir kaç deneme daha yapıp ve kimseden cevap alamayınca hem moralim bozuldu hem de hevesim kırılmıştıdı. Baktık ki böyle olmuyor, çalışma bandımın ve antenin değiştirilmesine karar verildi. Bir adet Diamond CP-6 All Band Vertical anteni çadırımdan biraz uzağa hep birlikte diktik, devrilmemesi için de iplerle gerdik. Çalışacağım frekans bandı için SWR ayarı yeniden kontrol edildi, sonra diğer bandlar için de bana tarif edildiği şekilde SWR kontrolünü ben yaptım.

Bu kez benim 40 metre yerine 15 metre bandına geçmem istendi. Düşünebiliyor musunuz? Benim için diğer tüm cihazlar kapatıldı ve filtre değişimi yapıldı. USB band 21.230 MHz’de bir süre bekledim ancak devam eden görüşmeyi kesmek ya da araya girmek etik olmadığı için 21.237 MHz’e geçtim. Kural gereği bir süre dinlemede kaldım. Daha sonra kendimi tanıtarak “Is this frequency in use?” diye frekansın o an kullanılıp kullanılmadığından emin oldum. Bir süre daha bekledikten sonra çağrımı uluslararası ve uzak mesafe olacağı için İngilizce başlattım.

“CQ DX, CQ DX, CQ DX. This is TC7ZLH Zefre Lighthouse, Giresun TURKEY” sonraki çağrıda ise kendimi tanıtmayı ihmal etmedim.

“CQ DX, CQ DX, CQ DX. This is TC7ZLH Zefre Lighhouse, Giresun TURKEY. Operator Serenay USLU, my callsign TB9YDC. I’m 15 years old.“

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Bu arada bir açıklama yapayım. Bu frekans (21.237 MHz) aslen benimo zamanlar B sınıfı amatör telsiz kullanım lisansımın dışında olan bir frekanstı. Ancak genel çağrıda kullandığım çağrı işareti özel bir etkinlik çağrı işareti ve tüm çalışmam birden fazla A sınıfı lisanslı amatörlerin denetiminde yapıldı. Ben de bu istasyonda “denetimli operatör” olarak çalıştım. Zaten kendimi de her on çağrıda bir tanıtmıştım.

Biz genç amatör telsizciler, kitabi ve kurallara uygun olarak alıştığımız ve büyüklerimizce de böyle yetiştirildiğimiz için yabancılarla konuşmak ilk anda zor oldu. Daha doğrusu özellikle zayıf gelen istasyonların çağrı işaretlerini anlamak. Mesela uluslararası fonetik alfabeyi bazı istasyonlar olması gerektiği gibi kullanmıyordu veya kendi dilleri dışında İngilizce konuşan istasyonların aksanını da anlamak biraz zamanımı aldı. İlk başlarda biraz utana-sıkıla çağrı işaretini tekrarlaması için “again please your callsign!” desem de büyüklerim bunun ilk denemede normal olduğunu ve onların da bunu sorun etmeyeceğini ve anlayışla karşılayacaklarını söylediler.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Gerçekten de öyleydi, yaşların benden çok büyük olanlar bile gayet kibar bir şekilde tekrarladılar. Zaman zaman bazıları ilk boşlukta araya girip o kadar hızlı çağrı yapıyordu ki ben log defterime-logbook [1] işlemek için kalemi almadan o çağrısını bitirmiş oluyordu, kaçıracağım diye kalp atışlarım hızlandığını hatırlıyorum. Log yazılımını ilk anda kullanmak zor gelir diye kendi defterime not aldım.

Bir ara uzak ve çağrı işaretinin ilk harflerini konuşurken yutan bir operatörden 4 kez yenilemesini istemek zorunda kaldım. İlerleyen zamanda alıştım ama bu kez de başka bir istasyon ile bir türlü anlaşamadık. Çağrı işaretimizin (TC7ZLH) tüm harflerini tam alıyor ama teyit maksatlı söylerken Z (Zulu) yerine R (Romeo) diyordu. Eh! Bana karşı sabırla yaklaşılmıştı ben de aynı şekilde sabırla 6 kez tane tane tekrarladım, en sonunda anlaştık.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Bir kadın amatör telsizci (Dunia, Canary Islands, EA8MT) amatör çağrısına cevap verip ülke prefixini kontrol ettiğimizde Kanarya Adaları’ndan çıkış yaptığını gördüm. Ona biraz torpil yapıp daha fazla zaman ayırdım ve bir Türk kadın amatör telsizci (YL) olarak kendisine teşekkür ettim, ülkemin selamlarını gönderdim. Hemen ardından aynı bölgeden iki amatör ile daha görüşme şansı yakaladım.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Aklım sürekli çağrıları kaçırmamak ve çağrı işaretlerini log defterime kaydetmeye yoğunlaşmışken büyüklerim bir ara cevap verdiğim istasyonu dinlemeye geldiler.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Meğer konuştuğum istasyon Çin’denmiş, onun ardından da iki Japonya’dan ve bir de Amerika’dan çağrı geldi.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Hava soğuk olsa da böyle sık çağrılar gelmeye başlayınca benim de neş’em yerine geldi tabi. Sonra ne olduysa bir anda oldu. Anlam veremediğim bir şekilde pile-up dediğimiz olay oldu. Yani birçok istasyonun tek bir istasyona çağrı yapması nedeniyle yığılma. Ben çağrı yapacak birilerini ararken bir anda bir çok operatör aynı anda bana çağrı yapmaya başlamıştı.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Meğer çalışmamızı takip eden Ali Bey (TA6P) ve Tevfik Aydın KAZANCIOĞLU (TA1HZ); DX sitesine çalışma hakkında bilgi vermiş ve genç bir operatörün çalıştığını yazmışlar.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Ülkemizde veya yurtdışında genç radyo amatörlerine her zaman özel önem verilir. Bu çalışmada da genç bir operatörün bulunması demek bunun aynı zamanda bu bir eğitim, yetiştirilmesi demek. Bu durumlarda herkes elinden gelen yardımı yapar.

Özellikle İtalyan ve Rus istasyonlarının yüksek güçle çıktıkları belliydi ama çağrıları birbirine girdi. HF çalışmada bazen iki kişi görüşme yaparken siz konuşanlardan sadece birini duyabiliyorsunuz. Böyle karışıklıklar bu tür çalışmalarda normal karşılanıyor, ama normal şartlarda kimse kimsenin çağrısına saygısızca müdahale etmez. Neyse, o karışıklıkta bir kaç istasyonun çağrısını kaçırdıysam da imdadıma Ali Bey (TA7EM) yetişti ve not almama yardım etti. Sonra yeniden çağrıma devam ettim. Kanarya Adaları, Çin derken Japonya, Almanya, Hollanda, İtalya, Rusya, Bulgaristan, İsviçre, İsveç, Fransa ülkeleri ile de görüşmelerim oldu. Birçoğu özellikle benim çağrı işaretimi ve ismimi aldı iyi dileklerde bulundu ve ayrıca QSL kart göndereceğini belirterek başarılar diledi.

Dursun Bey (TB7MCX) resimlerimizi çekerken ben de İsmail Beyin (TA7EA) bilgisayarını kullanarak Facebook üzerinden kendi grubuma mesaj ve fotoğraf gönderdim, ilk kutlayan tabi ki beni merak eden ve özleyen sevgili annem oldu. Daha sonra USA’da bulunan ve tebrik eden Amatör Uydu Teknolojileri Derneği (TAMSAT)’tan Levent Bey’e (WW2L) yine Facebook üzerinden mesaj gönderip, görüşüp görüşemeyeceğimizi sordum. 14 MHz.de deneme yapabileceğimizi belirttiği mesajını ise ancak eve döndükten sonra fark ettim.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Hava kararmaya başlayınca yamaç kenarında bulunan çadırım gece hem tehlikeli hem de rüzgar alacağı için önce yerini değiştirdiler ve kuytuya aldılar, ancak daha sonra sonra üşümemem için hiç üşenmeden tüm donanımı Hidayet Beyin (TA7EH) çadırına taşıdılar.

Gece 21.00 gibi artan soğuk iyice kendini hissettirmeye başladı ve yorgunlukla beraber uyku da çöktü. Sürekli çağrı yapmak da haliyle boğazınızı da yoruyor. Bu çalışmada bir zorlama yoktu ama dayanabildiğim kadar dayanmak istedim. Ne yalan söyleyeyim, son zamanlara doğru uzandığım yerden bile çağrı yapmaya çalışmıştım. Gece kalınması planlanmıştı ancak büyüklerim ilk deneme için bu kadar çalışmanın yeterli olduğunu, sağlığım için kendimi daha fazla yormamam gerektiğini, gece burada kalmayıp eve dönmem gerektiğini söylediler.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Pazartesi günü öğrendim ki büyükler yaklaşık 2.000’e yakın görüşme (log) kaydı tutmuş. Logbook’uma baktım, bendeniz ise naçizane yaklaşık 65 adet QSO kaydı almışım. Fenerde bulunan büyüklerim yine de beni tebrik ettiler ve başarılarımın devamını dilediler. Artık bu takım çalışmasında beni de aralarında görmek istediklerini belirttiler.

15 Yaşında, Dünya Ellerimin Arasında

Hayal edin! 15 yaşındayım, deniz kenarında minik bir çadırın içinde Dünyanın dört bir yanına üstelik hiç bir ücret ödemeden ulaşabiliyorum ve hiç tanımadığımız ilk kez sesini duyduğumuz insanlarla çok sıcak bir şekilde selamlaşıyor ve iyi dileklerimizi iletiyoruz. Telsizlerimizde cep telefonu gibi kontör derdi de, zaman derdi de yok.

Karadeniz kıyısında tıpkı dibinde bulunduğumuz deniz fenerinin ışığı gibi gibi ben de sesimi uzaklara ulaştırdım. Yunan operatörlerini benim frekansımda duyamadım ancak DX sitesinde başarılar dilemişler, sonradan okudum. Ne güzel değil mi? Yaşınızın, mesleğinizin, ülkenizin, derinizin renginin hiç bir önemi yok. Havaya çıktığınızda herkes eşit ve sadece radyo amatörü.

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Bu yazıda anlattıklarım bazı okuyucularımıza garip gelebilir. “15 yaşındasın, kız çocuğusun, ne gerek var bu yorgunluğa” diyebilirler. Güvenlik problemim yoktu, çünkü yerel güvenlik birimlerine ve mülki makamlara gereken resmi bildirimler önceden yapılmıştı, babam ve kalabalık bir amatör grubu ile birlikteydim, üstelik sağolsunlar hep el üstünde tutuldum. Yorulduğumu itiraf edebilirim ama bunu severek yaptım. Her şeyden önce o zamanlar aşırı yoğun işi gereği çok az bir araya gelebildiğim babam ile birlikte bir arada, çok güzel ve uzun bir zaman geçirmiştim.

Doyasıya Özgür Olmak

Bir çocuk olarak özlediğim doğanın tam ortasındaydım. Çiçek topladım, kayalara tırmandım, toprağa dokundum, resim çektim, deniz kenarında taşlardan atlarken ayakkabım su aldı, üşüdüm, deniz kenarına indim, anten gerdim, saçlarıma, paçalarıma otlar yapıştı… Tam bir yaramaz çocuk oldum, ama özgürdüm. Söyler misiniz? Kaç tane şanslı çocuk; metropollerdeki o koca ve soğuk beton binaların arasında, kutu kutu evlerde bunların hangisini yapabiliyor?

Vefalı Olmak Lazım Gelir

En önemlisi de ülkemi “TC” prefiksi ile temsil ettim ya o hepsine bedel. Japonya’dan Kanarya Adaları’na kadar olan alanda bir Türk gencinin sesini gümbür gümbür duyurdum. Yaşım küçük mü? O zaman size şunu okumanızı tavsiye ederim. Bu ülke için canlarını hiçe sayan, yaşıtım olan ve adlarına “hey 15’li 15’li” türküsü yazılan o genç kahramanları düşünün. Onlar o gün bu ülke için savaşta, ben bugün yine bu ülke için barışta Türkiye’min sesini duyurdum. Benim yorgunluğum, uykusuzluğum ne ki!

Serenay USLU, TA2ISU, Çevre Mühendisi (Environmental Engineer)

Bir çalışma da böyle bitti ve gece 23.00 gibi eve geldik. Heyecanlı bir şekilde yaşadıklarımı annem ile de paylaştım. O da beni tebrik edip öptü ve sonradan ikimize de inceden dokundurdu. “Eh Dünyanın öbür ucu ile bile görüştüğünüze göre, artık benim mutfaktaki küçük televizyonuma da iyi bir anten yaparsınız, iki amatör telsizci olarak bu sizin için çok zor olmasa gerek” dedi. Hani terzi kendi söküğünü dikemezmiş ya, bizim ki de o hesaptı işte!

Güzel bir anının daha sonuna geldik bile… İşte böyle anlattığım gibi güzel bir gün yaşamıştım. Günün özeti  “Ben de bir deniz feneriydim o gün Karadeniz’de“. Bu güzel ve heyecanlı çalışmada fenerde ve istasyonlarında bana destek olan tüm büyüklerime, radyo amatörlerine bir kez daha teşekkür ve saygılarımı sunarım.

Ez cümle; “radyo amatörlüğü size; Dünyanın da, uzayında kapılarını açacak ilk anahtardır.” Bu konuyla ilgili merak ettiklerinizi yorum kısmından veya iletişim bölümünden bana gönderebilirsiniz.

Görüşmek üzere…

Anlatımda Geçen Kısaltmalar:

1 Logbook, biz radyo amatörlerinin görüşmelerin tarih,saat, frekans, band vb. bilgilerini kaydettiğimiz kayıt defteri.
2 HF, Yüksek frekans – High Hrequency.
3 QRP, radyo amatörlerinin kendi yaptıkları çeşitli alıcı-verici vb. çalışmalar.
4 QSO, iki amatör istasyonun muhaberesi.
5. SWR, antenden cihaza geri dönen güç.

Beğen  6
Yazar

Çevre Mühendisi. Özel bir şirkette Proje Mühendisi. Sosyal sorumluluk projelerinden olan "Dünya'daki Mars Projesi'nin (Mars on Earth Project)" kurucularından ve Projenin Çevre, Atık Yönetim, Yenilenebilir Enerji Kaynakları sorumlusu. Amatör telsiz çağrı işareti TA2ISU. (Environmental Engineer. Founder of the Mars on Earth Project. Project Environment, Waste Management, Renewable Energy Resources and Communications Officer Turkey. Amateur radio callsign TA2ISU.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir